Giriş Ürünler Medya İletişim

Avrupa Uzay Ajansı’ da (European Space Agency) NeXus Kullanıyor

NeXus gökyüzünde...

NeXus sistemlerinin kullanım alanları git gide genişliyor. Nöro-biyolog Dr. Meike Wiedemann, Avrupa Uzay Ajansı için NeXus-10 sistemini yer çekimsiz ortamın simule edildiği yüzlerce parabolik uçuş deneyinde kullandı. Bu zorlu ortamda NeXus neurofeedback ve biofeedback sistemlerinin faydaları çok daha net bir şekilde öne çıktı. Dr. Wiedemann, yer çekimsiz ortamda ona sağladığı faydalar, verdiği özgürlük ve kalitesinden dolayı NeXus sistemlerine hayran oldu.

10 yıldan uzun bir zamandır Dr. Wiedemann, yer çekimi değişiminin merkezi sinir sisteminde ve sinir hücrelerine ne tür etkileri olduğunu araştırıyor. Mikro ve hipergravite ortamları bulmak için uzaya gitmek şart değil. Uluslararası Uzay İstasyonu ve uzay mekikleri dışında dünya üzerinde de yerçekimsiz ve ağırlıksız ortamın yaratılabileceği bazı yöntemler var. Bunlardan bazıları; Düşüş Kuleleri, deney roketleri ve parabolik uçuşlar. Parabolik uçuşlar yer çekimsiz ortamı araştırmacılarla birebir buluşturabiliyor. Bu tür uçuşlar genellikle ulusal uzay ajansları, NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından yapılıyor.

Parabolik uçuşlar, özel tasarlanmış ve dizayn edilmiş uçaklar ile yapılabiliyor ve araştırmacılara çeşitli yer çekimi imkânları sunuyor. Uçak parabol şeklinde bir yükselip bir alçalıyor. Tek bir manevra esnasında yer çekimi iki katına çıkıyor daha sonra sıfır yerçekimi (0g) oluşuyor ve daha sonra da tekrar normale dönüyor. Her bir uçuşta bu manevralar 30 kez tekrarlanıyor.

1999 yılındaki ilk uçuşundan bu yana Dr. Wiedemann, çok çeşitli organizmaların sinir hücreleri üzerinde yer çekimi etkisi ile ilgili birçok araştırma yaptı. Son zamanlarda çalışmalarını insan beynine odaklayan Wiedemann, artık parabolik uçuşları insan denekler üzerinde kullanıyor.

“Araştırmalarımız özellikle merkezi sinir sisteminin elektro fizyolojik parametreleri üzerinde yoğunlaşıyor. Klinikte EEG ölçümleri üzerinde yoğunlaşıyoruz. Parabolik uçuşlarda ise yerçekimsiz ortamda genellikle daha detaylı bir ölçüm olan Slow Cortical Potentials ölçümü üzerine odaklanıyoruz.”

Bu özel deney için Dr. Wiedemann ESA da terfi ettirildi ve parabolik uçuşa katılma izni verildi. Ayrıca bu deney, Paris yakınlarında bir hava şovunda parabolik uçuş için bir tanıtım kampanyasına da dönüştü.

Deneylerimizde, deneklerin SCP (Slow Cortical Potentials) verileri yüzey EEG elektrotlarıyla ölçülüyor. Bu metot, nöronal uyarılabilirliği anlamak için kullanılıyor. Rahat durumda olan sağlıklı ve gönüllü denekler üzerinde farklı yerçekimi değerlerinin rölatif potansiyel farklarıyla olan bağlantısı ölçülür. Denekler uçağa kemerle bağlıdır ve vücutlarındaki sıvıların yer değiştirmesini mümkün mertebe engelleyecek konumda oturtulurlar. Deneklerden parabole başlamadan 30 saniye önce sabit durmaları istenir ve parabol tamamlanana kadar öyle kalmaları istenir. EMG artefaktını engellemek için gözlerin tavanda bir noktaya sabitlenmesi istenir. Parabol başlangıcından önceki 30 saniye 1g (normal yerçekimi) ortamı ile kontrol kaydı için kullanılır. Gönüllüler için bu her şeyin havada uçuştuğu muhteşem anda hareketsiz ve duygusuz kalmaları oldukça zor ve sıkıcıdır. Ödül olarak, son 3 parabolde serbest bırakılırlar ve ağırlıksız olmanın tadını çıkarırlar.

Araştırmalarında Dr. Wiedemann, NeXus-10 kullanmaktadır. “Önce Procomp Biograph ile başlayan araştırmalarımızda ilerleyen süreçte piyasaya çıkınca NeXus-10 kullanmayı tercih ettik. Bizim en sevdiğimiz özellikleri küçük olması ve veri transferini kablosuz olarak yapması. Ayrıca zamanımız kısıtlı olduğu için bir çok parametreyi aynı anda ölçebiliyoruz. Özellikle Slow Cortical Potentials ile ilgilenmemize rağmen, NeXus-10 sayesinde aynı anda EEG yi ve diğer fizyolojik parametreleri de ölçebiliyoruz. Ayrıca stres kaynaklı EEG sinyallerini de SCP den çıkartarak saf SCP verisi elde edebiliyoruz. Takdir edersiniz ki o uçakta olmak oldukça stres verici.

Deneylerde NeXus-10 kullanılmasının en önemli sebebi tabii ki aktif korumalı kablo ve sensörleri. “Bizce sensörler mükemmel! Tabii o uçakta sadece biz yokuz. Ortalama bir uçuşta aşağı yukarı 15 farklı deney yapılıyor ve bu deneyler genellikle fizik, tıbbi bilimler ve malzeme bilimi ve biyoloji ile ilgili oluyor. Tabii ki bu deneyler sonucunda bir çok enterferans oluşuyor. Aynı zamanda uçağın kendisi de çok büyük bir artefakt kaynağı. Tüm bu artefaktlardan dolayı çok endişeliydik ancak NeXus’un aktif korumalı sensör ve elektrotları neredeyse bu artefaktları kayıtlara hiç yansıtmadı. Bilimsel değerlendirmeler için sistemin kendi yazılımı olan BioTrace+ ve Labview kombinasyonunu tercih ettik. Bu kombinasyon çok mükemmeldi.”

Bu deneyler için gönüllü olmak da oldukça zor. Bir çok tıbbi testten ve zorlu sınavlardan geçmek gerekiyor. Ayrıca şu an için çok fazla gönüllü olduğundan artık gönüllü alımı da durdurulmuş durumda.

Dr. Wiedemann Mind Media sistemlerini 1997 yılından beri kullanmakta. “Daima Mind Media Şirketinin atmosferini çok rahat ve memnun edici ayrıca çalışanlarını da çok yardımsever bulmuşumdur.”

Dr. Wiedemann hakkında

Dr. Meike Wiedemann, Stuttgart Hohenheim Üniversitesi Fizyoloji dalında çalışmaktadır. Eğitimci olarak alanı biofeedback ve neurofeedback üzerinedir ve araştırma konusu yerçekimsel biyolojidir. 2002 yılından bu yana kendi özel neurofeedback ve biofeedback ofisi de bulunmaktadır.

NeXus Sistemi Kullanıcı Röportajları